19 Ağustos 2016

Beğendiğim Düetler ve Karşı Komşularım

► Bir Anlatma
Konu, odamın penceresinden görünen karşı bina. Saymadım ama üç katlı bir ev olması lazım ve muhtemelen kalabalık bir aile binası. Onlara karşı olan düşüncelerim sık sık değişiyor ama şu an onlar hakkında bir şey yazma isteğimi gerçekleştirmek istedim. Pencerem onların geniş terasını da odalarının pencerelerini de görüyor. Birnevi benim odamda yaşıyorlar. Mesafe yakın olduğu için perdemi kapalı tutuyorum ama odamı havalandırmam gerektiği için seslerine bir engel koyamıyorum. Bazen çok güzel sesler geliyor oradan. Yaramaz yerinde durmayan ve bazısı sevimli küçük çocuklar, pek ses çıkarmasalar da terasın serin havasından yararlanmak için orada takılan gençler var ve güzel sesler kategorisine sokamadığım bağırıp çağıran yetişkinler... Ramazan'da iftarlarını ve sahurlarını terasta geçirdiler. Yani sık sık sofra hazırlıkları, çekirdek çitlemeleri, çayın demlenip demlenmediğini soran seslere şahit oldum. Bana eskiyi hatırlattı. Eskiden biz de öyle yapardık ve bulunduğumuz yerde o kadar kalabalık ve farklı yaşlardan oluşmuş toplanmaları sadece biz yaptığımız için tek olduğumuzu düşünmüştüm. Halbuki benzerimiz de varmış. Genelde eskiyi hatırlatsalar da bazen beni gülümsetiyorlar. Küçük bir kız çocuğu var, böyle tatlı tatlı konuşuyor. Daha sevimlilik zamanları, yaramazlık yapıp bunaltmıyor fazla. Onun sesini duyunca gülüyorum. Bir gün evlerine arı girmiş (nereden geldiyse artık) annesi söyleniyordu "Nereden geldi bu arılar yaa" diye, kızı da arkasından annesini tatlı tatlı taklit ediyordu. **alıp sıkacaksın yanaklarını** Kız öyle söyleyince annesi yeniden yeniden söyleyip gülmüştü. Evin genç kısmı-

04 Ağustos 2016

Reply 1988'i İzledim.

Geçen günlerde bitirdiğim "Reply 1988" adlı yapımdan birkaç alıntı okutacağım. Sonrasında iki şarkıyı göreceksiniz. Eğer ki yazılardan gerekli atmosferi kapıp duyguya girerseniz, şarkıların bende yarattığı etkiyi yakalayabilirsiniz.

x x x x x

Bölüm 4'ten..
Hiçbir şey uzun zamandır sahip olduğumuz bir şey kadar değerli değildir. Ancak, "değerli" kelimesi yerine "alışkanlık" gelebilir. Uzun süredir sahip olduğumuz birine alışkanlık hissimiz vardır. Ve ancak yanında rahat ettiğimiz insanlar bizi tanırlar ve bizi teselli edip kucaklarlar. Bazen çok yapışkan olan bir şeyden bıkmış olabilirsin, bakmak bile istemezsin. Ancak, dünyada seni koruyabilecek kişiler "senin insanların"dır. Alıştığın ve yanında rahat ettiğin insanlar, uzun zamandır sahip olduğun dostlukların sana sevgi verenlerdir. Sevmekten kendimizi alıkoyamıyoruz. 
Bölüm 5'ten...
Annenizi teselli edebilecek yaşa geldiğinizde sadece "seni seviyorum, teşekkür ederim" demenin yetmediği zamanlar olur. Şu an annenizin gönlünü hoş tutmak istiyorsanız "Anne, sana ihtiyacım var" demeniz yeterli olacaktır. 
Bölüm 12'den...
Birini sevmek, sadece istediklerini vermek değildir. İstemeseler de umutsuzca bir şeyler yapmak istemektir. Birisini sevmek... sadece yanındayken sevgini göstermek değildir. Ona olan sevginizi ona uydurabilmektir aynı zamanda. Ayrıca bazıları için sevmek, sevdiğin sana acı çektirdiği için sevdiğinden nefret etmeye çalışırken sonuçta ondan nefret edemeyeceğini bilmektir. Sevmek... ondan nefret etmeyeceğin anlamına gelmez, asla nefret edemeyeceğin anlamına gelir.

 Bölüm 13'ten...
Ben küçükken evimde bir Süpermen yaşardı. MacGyver gibi her şeyi tamir edebilecek bir adamdı. Ve her türlü sorunu çözmek için aniden çıkıp gelirdi. Ve hiçbir zaman zayıf bir yanı olduğunu göstermezdi. Ancak, çocukluktan çıktıktan sonra gerçeği öğrenmeye
Wide Eye Onion Kun