19 Şubat 2017

Bu Seferlik Mikrofonu Size Veriyorum

(Direkt konuya gireceğim sanırım)
Açıkçası, buraya gelip bir kere daha içimi dökmek ya da kendimden bahsetmek istemedim. Yazacak bir şey de bulamadım. Ve diyorum ki, bu seferlik sayfayı size (bu satırları okuyana) bırakıyorum. Yazacağınız şeyler hakkında dar bir kısıtlamam yok. Kendinizi tanıtabilir, soru sorabilir, yaşanan iyi veya kötü bir anıyı anlatabilir, en genel anlamda blog ya da yazılarım hakkında yorum yapabilir, hakkında yazdıklarım hakkında da konuşabilirsiniz. Görmezden gelme konusunda söyleyecek bir şeyim yok, fakat çekinme gibi bir durum varsa, çekinecek bir şey olduğunu düşünmüyorum. Buyrunuz..

                                                                                                    ~Saydam

29 Aralık 2016

Kore'nin Popüler Müzik Gruplarına Dair Kalan Son Sempati

Kore'de hakim olan popüler müzik gruplarının akımları son zamanlarda beni çok sıkmaya başladı. Büyük oranda kendilerini terk ettim. Sabit bir grup var, diğerleri ise arada sırada gözüm değerse. Benimle paralel mi gidiyorlar nedir. İlk zamandan bugüne evreler atladım, değişimler oldu. Aynısı onlarda da oluyor. İlk tanıdığımda herkes saçını liseli gibi keser, üniforma giyer ya da sokak tarzı giyinir ve öyle klip çeker, o tarz şarkılar çıkarırlardı. Bir ara gizemli konulara sardılar. Şimdi çoğu yetişkin konsepti yapmış, ki haz etmediğim bir akım bu. Önüne gelen boynuna bandaj takıyor, fırfırlı-dantelli gömlekler giyiyorlar, bazılarında gerçekten kötü duran lensler takıyorlar. Bunları erkek grupları yapıyor. Kız grupları ne alemde bilmiyorum, sadece bazılarının sevimliden yetişkin konsepte geçtiğine şahit oldum. Toplu karar mı alınıyor acaba? Evet arkadaşlar bu mevsim herkes şu parlak gömleklerden giyecek, kurdeleler takılacak, lensler nerede... Muhtemelen öyle. Ya da bu her zaman olan şeydi ve ben kendim kuruntu yapıyorum. İki türlü de tadı kaçtı bu meselenin. Herkes seri üretim gibi. Belki bundan önce de böylelerdi. İçimde biraz hayal kırıklığı mevcut. Dediğim gibi büyük oranda tadı kaçtı bunun ve son kalan parçalara değinmek istiyorum.

10 Aralık 2016

Haftalar Ne Kadar Hızlı Geçti.


Aradığım bir şey var. Onun yokluğunda her şeyi israf ediyorum. O yok diye, ben bu mekanın vasıfsızı sayılıyorum. Gelirse ne olur düşünemiyorum. Şu ana kadar hiç gelmedi. Gelse, benim bildiğim ama insanların bilemediği yanım artık gün yüzüne çıkar mıydı acaba. Yoksa boş bir beklemeden bir ibaret de, ben böyle harcanıp gidiyor muyum.
- - -
Ben küçük bir kişi oldum şu zamana kadar. Kanatlarım küçük. Omuzlarım dik ve kararlı durmaktan ziyade büzülüp ürkmeye meyilli. Yer çekimine bağlılığım çok sıkı, kolayca bırakamam kendimi rüzgara ya da en sert döngülere. Sivri yanlarım yok bana siper olsunlar. Belki hala gelişim aşamasındalar ya da baştan beri zayıflar. Anlaması çok uzun sürmez, yakındır.

- - - - -


Dizi sevdiklerim arasında bile değil. Hikayesi ve sahneleri özünde burada göründüğü gibi eğlenceli değil.
Ama bu video şarkının ritmiyle, sahnelerin editlenmesiyle çok güzel bir bütün olmuş.
Neşeliyken izliyorsam içim kıpır kıpır oluyor, çok tatlılar !
Güzel editlenmiş videolara zaafım var da. Yaşasın süper düzenleme yapanlar !

06 Kasım 2016

Sarı Kepçe Kulak ile Kısa Bir Anı

Dün aklımdan bir yazı yazmak geçti. Telefonumdan silemediğim, üstüne bir şey karalama isteği taşıdığım bir fotoğrafla ilgili bir şey...
Her şey bu fotoğrafla başladı. Kardeşim bana bu fotoğrafı atıp "Annesi falan yok herhalde, süt verin" yazmıştı. Heyecanlanmıştım, üstelik mesajı geç görmüştüm ve hava kararmıştı bile. Hala sokaktaydı ve ben de çıkıp kaşar peynir vermeye çalıştım. Tüyleri yine böyleydi, diken diken. Çevredeki kediler peynirleri güzelce yedi ama bu daha zar zor yürüyordu, önüne attığımda algılamakta zorluk yaşıyordu herhalde yoksa normal bir kedi gibi refleksle atılırdı. Benden ürktüğü için yaklaşmadı ama anası olduğunu tahmin ettiğim kedinin yanına geldi, orada bir şeyler yiyebildi. Annesiyle bir de bundan büyük olduğu belli ama hala yavru sayılacak bir kediyle sokakta ilerleyip gittiler. Ben bu turuncu, ufak, incecik kuyruğu olan sıpayı unutamadım. Akşamları evdekilere soruyordum sabah gördünüz mü diye. Pek ortalıkta görünmedi, zaten anası bizim evin önünde çok takılmazdı ama ben hala yaşayıp yaşamadığı merak ediyordum. Fotoğrafını çevremdekilere gösterdim, "Aaa hasta bu, çok yaşamaz" dediler. Üzüldüm. Ben çoktan hayaller kurmuştum, her sabah ona bir şeyler vereceğim, kedilere dokunmak konusundaki ürkekliğimi atlatacağım, (büyütüp okula göndereceğim haha) vesayre... Ben kedinin yaşaması konusunda ümidimi kaybetmişken ikinci bir mesaj geldi.

Uzun bir zaman silemedim bu mesajı. Açıp açıp mutlu oluyordum. Sıpa, tüyleri düzelmiş hem de pek hasta gibi durmuyordu. Kepçe kocaman kulaklarından belliydi. Öyle de işte, ben onu bir kere ve son defa görmüş oldum. Daha da rastlaşmadık. Umarım yaşıyordur. Bunca zaman öyle umdum. Anası gene buralarda dolaşıyor, daha kaç kere yavruladı Allah bilir. Benim aklımda en son kalan bu fotoğraflar ve üç irili ufaklı kedinin akşam vakti uzaklaştığı o kare oldu.

17 Ekim 2016

Tebessümlerim, acı ya da tatlı.

Son zamanlarım bayağı enteresan geçiyor. Kısa zamanda daha önce olmadığı kadar gitgeller içinde kalıp durdum. Hala o çalkantılar arasında mide bulantısı çekiyorum. Günden güne değişen, yüz ifademe çokça yansıyan bu durumların tezatlığı üstümde güzel etkiler yaratmıyor. Her neyse. Boğulup kaybolacağımı düşündüren bir günde, bana eşlik eden iki şeyi ve günün bütün acısını üstümden alıp götüren bir şeyi buraya bırakacağım.

S - F L ~
Baştan sona beğeniyorum. Bazı yerlerde ta içime dokunan noktalar var, tarifi bana özel. Gözlerimin yaşarması gün geçtikçe etkisini kaybeder ama şimdilik hala yaşarıyorlar. Ayrıca, böyle etkileyici bir şeyi bildiğim ve sahip olduğum için iyi hissediyorum.

~ RM - R ~
Manası bilinmedikçe silinip giden bir başka parça daha, aynı üstteki gibi. Benim için ise manasını gördüğüm an bağlandığım bir parça daha. Onun ağzından çıkan kelimelerin melodisinin bende oluşturduğu samimi his yine burada. Buradakilerin aynısını üstteki için de kullanıyorum.

~ KNK- I'll Be Here ~
Bu bir anime-film. Hemen izlemek üzere bir link koydum. Ama bilmeyen için önce 12 bölümlük animesi izlenmeli. Bu film... O gün içimde çiçekler açtırdı, gün boyu yapamadığım gülümsemeyi kocaman şekilde yüzüme yerleştirdi. Gözüm ve kulaklarım şenlik etmişti. Artık ferahlamıştım.

- - - -

Bahsetmeyi planladığım üç şeyi bitirdim. Şimdi ekstrada.
~ JH - M ~
İsminin hakkını veren biri, "hope". İçimde bir avuç dolusu sevgi ve neşe oluştu. Her zaman diyemem ama çoğu zaman bunları tanıdığım için mutlu hissediyorum. İyi çocuk seni.

~ ~ ~
Saydam'dan bilerek kısa ve öz tutulmuş bir yazı okudunuz.
Uzun yazmak istedim sonradan kısasının daha makbul olduğunu düşündüm.
Wide Eye Onion Kun